|
Su Sorunu'nun Ortasındaki Ülke: Türkiye
"Los Angeles Times: Su sorununda Türkiye anahtar."
(Hürriyet, 30 Ocak 1992)
"İngiliz Dış İşleri Bakanlığınca hazırlanan 'Ortadoğu'da
Su Sorunları' adlı raporda İsrail Hükümeti'nin geçen yıl Türkiye'ye,
Ortadoğu'da savaş su yüzünden çıkabilir mesajını gönderdiğine
dikkat çekiliyor." (Cumhuriyet, 23 Temmuz 1992)
"Türkiye'den İsrail'e Su." (Günaydın, 9 Mayıs 1990)
"Middle East dergisi, Türkiye'nin İsrail'e
bir Kıbrıs firması aracılığıyla su satacağını belirtti. Middle
East, Türkiye'nin İsrail'e suyu yüzer rezervuarlar aracılığıyla
satacağını ve bu amaçla Hayfa Limanı'nda özel terminaller yapıldığını
belirtti. İsrail Su İşleri Genel Müdürü Tzamach Yishaide bunu
doğruladı." (L'Express, 16 Ağustos 1991)
"BM Genel Sekreteri Butros Gali, Financial
Times'a verdiği demecinde bölgede bundan sonra çıkacak savaşın
siyasi değil, su meselesinden çıkacağını söylüyor." (Milliyet,
30 Ocak 1992)
Butros Gali de bölgedeki ülkeler arası ilişkilerde suyun belirleyici
rol oynadığına dikkat çeken isimlerden biriydi.
|
İsrail'in Hedeflediği Sınırlar: Nil'den
Fırat'a Kadar...
TEVRAT: "O gün Rab Abramla ahdedip dedi: Mısır ırmağından
büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar, bu diyarı senin zürriyetine
verdim." (Tekvin Bölümü, 15/18)
İsrail'in ilk Başbakanı Ben Gurion: "Yahudi halkının,
gençlerimizin ve yetişkinlerimizin yerine getirmesi gereken bir
başka haritası vardır: NİL'DEN FIRAT'A KADAR."
Siyonist lider Theodor Herzl: "Sınırlarımız kuzeyde
Kapadokya (Orta Anadolu)'daki dağlara, güneyde de Süveyş Kanalı'na
kadar dayanıyor."
Bu bilgiler bizlere bir kez daha İsrail'in "kutsal"
olarak gördüğü toprakları ele geçirme idealinden kolay kolay vazgeçemeyeceğini
göstermektedir. Bu sınırlar üzerinde İsrail yıllardır büyük oyunlar
oynamaktadır. Oyunun bir ayağı Fırat'ta, bir ayağı ise Nil'dedir.
İlk önce Nil üzerindeki planları inceleyelim. Bunun için Nil'in
doğduğu ülkeyi, Afrika'nın en büyük İsrail üssü olan Etiyopya'yı
öncelikli olarak incelemek faydalı olacaktır
Nil Üzerine
Etiyopya Merkezli Planlar
Etiyopya, İsrail ile son derece yakın ilişkiler içinde
olan bir ülkedir:
"İsrail Etiyopya'yla ilk olarak 1956'da ilişki kurdu.
1956 Süveyş Savaşı'ndan sonra İsrailli temsilciler Haile Selasi
ve arkadaşlarıyla görüşmek için Etiyopya'ya gitti." (The Israeli
Connection, Benjamin, Beit Hallahmi, sf.39)
"Ben Gurion, Eisenhower ile yazışmaları sırasında
Etiyopya'nın kendileri için önemli olduğuna çok değinmiştir. Mossad'ın
Afrika şubesi Incoda, Etiyopya'da çok faaldir ve Etiyopya'da büyük
bir İsrail kontrolü var." (Dangerous Liaisons, Andrew & Leslie
Cockburn, sf.108)
Etiyopya, açlık ve kıtlığın en şiddetli
yaşandığı ülkelerden biridir. Aslında verimli topraklara sahip
olan Etiyopya'da sefaletin yaygınlaşmasının önemli nedenlerinden
biri de, dış güçlerin bu ülke üzerindeki planlarıdır.
|
"Etiyopya Ortadoğu ve Afrika'daki gizli aktiviteler
için uygun bir istasyondur. 'Incoda' İsrail'e ait Etiyopya etlerini
pazarlayan bir şirket. Bu şirket 1955-64 arası mükemmel bir istihbarat
görevi yaptı. Şirketin yöneticilerinden biri şöyle diyor; 'Incoda,
Afrika'daki İsrail istihbaratının istasyonu görevini görüyordu.
Paravan Incoda şirketi askeri bir komisyonun Etiyopya'yla bağlantılarına
aracılık ediyordu. Mossad yetkilileri, Arap ülkelerine birini
gönderecekleri zaman bu şirket aracılığıyla gönderiyorlardı. 1970'li
yıllarda Etiyopya'da görev yapan bir İsrailli uzman şöyle diyordu:
'Büyükelçi ülkeyi bizim yönettiğimize dair bizi cesaretlendiriyordu.
İsrail, Etiyopya hükümetine birçok alanda yardımcı oldu, özellikle
de milli güvenlik konusunda.'
İsrail, milli güvenliği korumayı çok gizli bir polis
grubunu eğitmekle yapıyordu. General Matit yahu Peled'e göre (Addis
Ababa'daki gizli polisin İsrailli danışmanı), İsrail Haile Selasi'yi
üç kere devrim karşısında korumuştu. Haile Selasi'nin devrilişinden
sonra da İsrail ve Etiyopya arasındaki ilişki devam etti. Bu dönemde
İsrail'le bağlantıyı Albay Mengistu Haile Mariam kuruyordu." (The
Israeli Connection, Benjamin Beit-Hallahmi, sf.52)
"Addis-Ababa Belediye Sarayı, İsrailliler tarafından
yaptırılmış. Etiyopya askerlerinin malzemesini İsrail sağlamış.
Etiyopya polisinin üniforması İsrail polisininkinin bir kopyası.
Resmi olarak hiçbir zaman açıklanmayan İsrail ve Etiyopya arasındaki
anlaşma, üç on sene kadar etkisini sürdürdü. Afrika'ya bağlantı
yeri olarak İsrail'in en güçlü üssü Etiyopya'ydı. Lider Necaşi
ülkesini İsrailli teknisyenlere, doktorlara, tüccarlara ve tarımcılara
açtı... İsrail polis memurları Etiyopya polisini yetiştirdiler.
Haile Selasi, İsrail'den ordusunu düzenlemesini istedi. Ben Gurion
bu isteği kabul etti... Sivil savaşın kızıştığı anlarda Etiyopya'da
Mengistu Haile Maryam, Kudüs'ten yardım isteğini yineledi." (Liberation,
8 Ağustos 1992)
"İsrail İşçi Partisi'ne ait paravan Raynolds Construction
şirketi tarafından Etiyopya'da 5 tane havaalanı kuruluyor, İsrail
uçaklarının bir savaş anında yararlanması için..." (Dangerous
Liaison, Andrew & Leslie Cockburn, sf.101)

Yanda Etiyopya'nın Nil nehri kenarındaki
verimli toprakları görülmektedir. Bu verimli alanlara rağmen,
yönetimlerin silaha yatırdığı paralar nedeniyle Etiyopya
halkı kendini sefaletin içinde bulmaktadır.
|
Ama bu ilişkiler, Etiyopya için pek iyi sonuçlar
getirmedi:
"Etiyopya bir zamanlar Afrika'nın en bereketli yeriydi.
Ancak 20. yüzyılda kendini sefaletin içinde buldu. Nil Nehri,
kenarındaki verimli topraklara rağmen karnını doyuramıyor. Eğer
yönetimlerin silaha yatırdığı paralar, kalkınma için kullanılsa
bugün açlık çekilmez ve tarlalar da tank mezarlığına dönmezdi.
Normal şartlarda tarım ürünlerinden bir yılda elde edilen gelir
tüm halkın geçimini temin etmeye yeterli olacak düzeyde. 350 bin
kişiden oluşan ve Afrika'nın en kalabalık ordusu olarak bilinen
Etiyopya ordusunun yıllık tüketimi tam 60 bin ton. Ordunun bu
yüksek maliyetli tüketimini karşılamak ise çok zor." (Sabah-Star
Eki, 16 Ağustos 1992)
İşte Etiyopya böyle bir ülkedir. Bazı kaynaklar tarafından
İsrail'in Afrika temsilcisi olarak kabul edilmektedir. Etiyopya'nın
su ve kutsal sınırlar konusunda oynadığı rol ise, İsrail'in ilk
yıllarında hazırlanıp uygulamaya konan "Ben Gurion Planı"na dayanmaktadır:
Yandaki resimde Etiyopya
yönetiminin gereksiz silah yatırımları yüzünden tank mezarlığına
dönmüş tarlalarla dolu Etiyopya görülüyor.
|
"1940'lı yıllarda Ben Gurion Büyük İsrail Planı'nı
hazırlıyor. Bu planda, Türkiye'deki kaynakların kontrolü ile kuzeyden,
İsrail'in güneyden, başta Etiyopya olmak üzere bazı Afrika ülkelerinin
de güneybatıdan bastırması ile Ortadoğu'daki su ve petrolün kontrol
altında tutulması planlanmış." (Tempo, 10-16 Haziran 1990)
Bu plana göre Etiyopya, İsrail'in Ortadoğu'daki suyu
kontrol altına almak için hazırladığı senaryonun güneybatı ayağını
oluşturmaktadır. Etiyopya'nın suyu, yani Nil'i kontrol etmesi,
aslında İsrail'in Nil'i kontrol etmesi anlamına gelmektedir:
"Etiyopya-İsrail ilişkileri İsrail'in su politikasının
ayrılmaz bir parçası niteliğinde. Mısır'ın da Nil Nehri ile bir
problemi var. Ülke her bakımdan Nil'e bağlı. Son raporlara göre
Nil'in bir kolu olan Mavi Nil'in kullanımı için, İsrail ve Etiyopya
ortak çalışıyorlardı. Eğer Etiyopya Mavi Nil'den musluk açarsa,
Mısır kendi suyunu kaybedebilirdi. 'Mısır eğer gerekirse Nil'i
korumak için savaşır' diyor bir coğrafyacı. Kıdemli bir Batılı
diplomat ise 'Bu konuda şüphe yoktur' diyor." (Newsweek, 12 Şubat
1990)
Nil'den Fırat'a su bölgelerini ve
İsrail'in bu konuya verdiği önemi gösteren bir başka harita.
|
Etiyopya'daki baraj projesi, İsrail'in Nil'in suyunu
istediği anda kesebileceğini ve Mısır'ı susuz bırakabileceğini
göstermektedir Böyle bir gelişmenin Mısır açısından son derece
tehlikeli olduğu ise açıkça ortadadır.
Tüm bunlar yaşanırken, Mısır'ın su ihtiyacının yüzde
98'ini karşılayan Nil Nehri havzasında bulunan bazı Afrika ülkelerinin,
İsrail'in de yardımıyla baraj kurma teşebbüslerinin Kahire için
bir savaş anlamına geleceği de ifade edildi. Görüldüğü gibi, Nil'in
suyu meselesi tahmin edilenden çok daha büyük boyutlardadır. Nil
on tane Afrika ülkesini ilgilendiren bir suya sahiptir. İsrail'in
Etiyopyalı baraj yapımcılarına danışmanlık yapıyor olması, suyun
İsrail dış politikasında önemli bir rol oynadığını gösteren bir
başka göstergedir.
Dikkat çeken bir başka gerçek de, İsrail'in Tevrat'ta
belirtilen kutsal sınırlarına ulaşmak için düzenlediği bu planın,
yine Tevrat kökenli olmasıdır:
"Ve sular denizden kesilecek, ve ırmak kesilip kuruyacak.
Ve ırmaklar kokacak ve Mısır'ın kanalları boşalıp kuruyacak, kamışla
saz olacak. Nil'in yanında, Nil kenarında olan çayırlar ve Nil'in
bütün ekilmiş tarlaları kuruyacak, toz olup dağılacak ve yok olacak.
Ve balıkçılar ah edecekler ve Nil'e olta atanların hepsi yas tutacaklar
ve suların yüzü üzerine ağ yayanlar dövünecekler. Ve Mısır'ın
direkleri parçalanacak. Bütün ücretli işçilerin yürekleri kederli
olacak. Orduların Rabbi Mısır için ne tasarladı?...Ve Mısır'da
başın ya da kuyruğun, hurma dalının yahut sazın yapılabileceği
bir iş kalmayacak. O gün Mısırlılar kadın gibi olacaklar; ve orduların
Rabbinin, üzerlerine elini sallamasından titreyip yılacaklar.
Ve Yahuda diyarı Mısır diyarı için bir dehşet olacak; ve onun
adı kendisine anılan her adam, ordular Rabbinin ona karşı ettiği
niyetten ötürü yılacak... O gün Mısır diyarının ortasında Rabbe
bir mezbah ve onun sınırı yanında Rabbe dikili bir taş yapılacak."
(İşaya Bölümü, 19/5-19)
"Ve sıkıntı denizden geçecek ve denizde dalgaları
vuracak ve Nil'in bütün derin yerleri kuruyacak." (Zekerya Bölümü,
10/11)
Tahmin edileceği üzere, bu durumdan sonunda Etiyopya
da nasibini alacaktır:
"Ve Mısır'ın üzerine kılıç gelecek ve Mısır'da vurulmuş
olanlar yere düşünce Habeş ilinde (Etiyopya'da) sancı olacak ve
onun cümhurunu alıp götürecekler ve Mısır'ın temelleri yıkılacak.
Onlarla beraber Habeş ili, Put, ve Lud, ve bütün karışık kavm
ve Kub, ve ahid diyarı oğulları kılıçla düşecekler. Rab şöyle
diyor: Mısır'a destek olanlar da düşecekler; ve kuvvetinin gururu
onları aşağılayacak; onun için de Sevene kulesinden öte düşecekler;
Rab Yehova'nın sözü. Ve viran olan memleketler arasında virane
olacaklar. Ve Mısır'a ateş verdiğim zaman, bütün yardımcıları
da bilecekler ki, Ben Rabbim. Kaygısız Habeşlilere (Etiyopya)
korku salmak için, o gün önümden gemilerle ulaklar çıkacaklar;
ve Mısır'ın gününde olduğu gibi onlarda da sancı olacak ; çünkü
işte geliyor. Ve onunla beraber kavmi milletlerin korkunçları,
memleketi harap etmek için içeri sokulacaklar. Ve Mısır'a karşı
kılıçlarını çekecekler ve öldürülmüş olanlarla memleketi dolduracaklar.
Ve ırmakları kurutacağım ve memleketi kötü adamlara satacağım
ve yabancılar eli ile memleketi ve bütün içindekileri viran edeceğim.
Ben Yehova, Ben söyledim." (Hezekiel Bölümü, 30/4-7, 11-12)
İsrail'in uygulamaya koyduğu "Nil'in suyunu kesme"
projesinin Mısır'ı çok zor durumda bırakacağı ve hatta Etiyopya
ile Sudan'ı da içine alabilecek kanlı bir savaşa neden olabileceği
uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Etiyopya'ya Nil'i kesme
projesini uygulamaya koydurtan İsrailli danışmanlar, çalışmalarına
son hızla devam etmektedirler. Ortadoğu'nun su yönünden en problemli
ülkesi İsrail'in bu gelişmeler sonrasında suyu kontrol altına
alma imkanı daha da artmaktadır.
Öte yandan İsrail, Türkiye'deki Güneydoğu Anadolu
Projesi'nden rahatsızlığını Kürt kartını kullanış biçimiyle gözler
önüne sermektedir.
|